Cuma, Aralık 22, 2006

IK HAU VAN RoodKappier

Çarşamba, Aralık 20, 2006

we were sterdam

veni vidi vici !! Laneti kirdim!! gittim!! eglendim !! OBLOMOV!! bak ne guzel! opuyorum

Perşembe, Aralık 14, 2006

KORKMA Ilya...


İSTERSEN AL GÖTÜR BENİ

Ölümsüz gülüşünle başlıyorum
Her güzelliğe her sevince
Bir yağmur ince ince
Sürerken beni başka zamanlara

Zamanla yorgun hanlara
Dönüyor işte gördün her şeyim
Kuru topraklar gibi dağılıyor belleğim
Sınırsız bir boşluğu süre süre
Yorgunum çok uzaklardan geldim
Kaygılar sıkıntılar yaşadım uzun uzun
Korkuyu yakından tanıdım
Ölümsüz düşmanı oldum korkunun

Şimdi bakışınla bağlanıyorum
Kocaman bir dünyaya umutla
Bir akşam aşılmaz kaygılar
Çağırıken beni sozsuzluğuma

Sıcaklığın beni alıştırıyor
Soğuk ve yağmurlu akşamlara
Üşümüş bir kedi gibi sığınıyorum
Ellerine ayaklarına saçlarına

Afşar TİMUÇİN








Perşembe, Aralık 07, 2006

iT'S oH sO quiet

it's, oh, so quiet it's, oh, so still you're all alone and so peaceful until... you fall in love zing boom the sky above zing boom is caving in wow bam you've never been so nuts about a guy you wanna laugh you wanna cry you cross your heart and hope to die til it's over and then it's nice and quiet but soon again starts another big riot you blow a fuse zing boom the devil cuts loose zing boom so what's the use wow bam of falling in love it's, oh, so quiet it's, oh, so still you're all alone and so peaceful until... you ring the bell bim bam you shout and you yell hi ho ho you broke the spell gee, this is swell you almost have a fit this guy is 'gorge' and i got hit there's no mistake this is it til it's over and then it's nice and quiet but soon again starts another big riot you blow a fuse zing boom the devil cuts loose zing boom what's the use wow bam of falling in love the sky caves in the devil cuts loose you blow blow blow blow your fuse when you've fallen in love ssshhhhh...

Salı, Aralık 05, 2006

HUG

Free Hug :D Ben de fre hug dım :D bu cumartesi :D

SintterKlaas

Sinetklaas Day. Neden herkesle birlikte bayram yapmayayim, mutlu olmak icin degil mi? Cikolatalari yerim :D ooohhhh

Cuma, Aralık 01, 2006

Roterdam - bu şehirden kaçmak çıkmak 2

Roterdam - bu şehirden kaçmak çıkmak

Oblomov aşkım, sonunda çıktım bu şehirden, sonunda... Gittim Roterdam'a, güzel bir şehir gördüm, güzel insanlarla güzel güzel eğlendim. :)

Perşembe, Kasım 30, 2006

tekerleme

adem madene inmiş adem madende badem yemiş madem adem madende badem yemiş niye bize getirmemiş

Çarşamba, Kasım 22, 2006

Anlamlı HATIRLATMA

DEGISIM Inanç beyler çarmiha gerilmeyi bilene Çocuk ders çalisiyor görünüste Sayfalari yavas yavas çeviriyor Çocuk deniz çalisiyor gerçekte Gözlerini ufuklara dikiyor Durup durup adini aniyor Askin sözlügünü ezberlemekte Bütün nöbetçilerle yarisiyor Gözleriyle gelisini beklemekte Biz simdi ask ögrenelim Insan dersi sonra da ögreniyor Yüzyillik kitaplarda bilgi kendi malimiz Haritadan sehirler kaçmiyor ya Sevinmek yasarliga dokunmaktir Atli gibi dört nala içimizden gidiyor Bazan her sey yanilmaksa bile Sevismek gene en az yanilmaktir Afsar TIMUÇIN

Pazartesi, Kasım 20, 2006

VanABBEmuseum

Siralari farkli entry lerin, hava daha guzeldi muzeye gittigimde. Cok guzelmis, bir daha bir daha bir daha gitmek lazım, bir daha bakmak lazim degismis gozlerle.. Tek bir sendeleme bile girse araya bazi seylere tekrar tekrar bakmali, degil mi?

maskeM

MASKEm ve tacım, tanimadi prensim beni, carsamba gece, ne de olsa mor dağların prensesi degil miyim ben? Tanidi baskalari da.... Eglendim iste amaaan :) bu da maskem iste ...

mihh

Buradayım derken, bu kadar burada olacagimi dusunmemistim. Mıhhh landim buraya. Iyi seyler yazmak istiyorum buraya, sehir guzel... Sehirliyim ben... de...

Pazartesi, Ekim 30, 2006

DONUNCE BURADA OLACAGIM

Kendi etrafımda dönerken, ve bir güneş bulup ona takılmışken bile, hep dönecek olduğuma inanıp kafamı yarınca bile, ben dönünce "burada" olman ... Sağol canım.

Ton Kooymans quote

Hocam burada, her hafta tekrar ediyor aynı şeyi. Öğrenmek lazım. Ton Kooymans: "HAVE THE GUTS TO MAKE MISTAKES"

Pazartesi, Ekim 16, 2006

Gidiyor MUSUN ?

Kan ve gül gülle diken aşkım ve sen Birbirine dönük sırt sen ve ben Bilmem anlatabiliyor muyum Seviyorum seviyor musun Ağlıyorum gülüyor musun Özlüyorum gidiyor musun Sevdikçe itiyor musun Peki öyle olsun Sarılıp öpen Ağlayıp gülen Sonra kaçıp giden Fırtınayla sakin gece Bir bilmece Bilmem anlatabilir muyum

Pazartesi, Ekim 09, 2006

KURSUNI RENKLER

20202020202020202020202020

Cuma, Ekim 06, 2006

Tesekkürler Sertaç :)

ne kıymetli pasta, kimseye vermek istemedim. Hepsini ben ve birkaç sevdiğim insan yiyelim istedim. Banane banane benim...
sertaç, çooooook sağol.
benim ilk dilimim :P esin i bu sene kim yiyceeeeek!

thank you Kevin

THANK YOU VERY MUCH KEVIN ! :)

BIRTHDAY PARTY

Pazartesi, Ekim 02, 2006

"haketmediini farketme hali"

"Bu korkuorum lafı şunun söylenememiş hali; alçaklığımı, kötü niyetimi görmeni istemedim,bu bokluğuma rağmen seni yanımda istedim çünkü aslında seni haketmiyorum ama kendimi sana olduğumdan çok fazlası gibi göstermişim, ya da nası olduysa sen öle görmüşsün beni...ve “bu büyü bozulmasın istedim,egomu tatmin etmeye devam etmek istedim” demek o... “Senin benden hoşlanmakn fikrinden hoşlanıorum” demek"

Pazar, Ekim 01, 2006

duygusal blog a yorum -tesekkur ederim-

"Senin blogunun bir sorunu var yalnız, kimse okumuyor ve comment borakmıyor senin blog una. Çok da şey değilim yani, ben bu muhabbetlrden hoşlanmam bilirsin ama beğendim yani, overall bayaa beğendim, ama biraz daha okuyanların ilgileneceği şeyler yazman lazım... bak kimseye yapmam seni bookmark yapiyorum. hadi hadi. dünyada bir sürü ilginç şeyler oluyor. bir de şöyle tasarım blogu yap, ilgilenenler gitsin. " Begendigin icin sagol canım ben de seni cok seviyorum, mjxxxs canim toshum seni cok seviyorum, duygularimla seviyorum cok cok cok cok keske gelsen de cok eglensek, bir dunya gorsek :D

Cuma, Eylül 29, 2006

OGLEDEN SONRA iyiyim

Güzel bir öğleden sonra, iyiyim...

Çarşamba, Eylül 27, 2006

CORPSE BRIDE

Çok eskiye göndersem bu şarkıyı dedim ben de.. İnsanı bırakmıyor bazan, gündüzlerine kadar giriyor . Yaşıyorum onu da, keyif almaya çalışıyorum. Geri dönmüyorum, geri diye bir şey yok. Ama bazan hatırlatıyor, ölüp tekrar dirilmeyi. Kötülükten ölüp, efsunlu doğmayı.
if i touch a burning candle i can feel no pain if you cut me with a knife it's still the same and i know her heart is beating and i know that i'm dead yet the pain here that i feel is trying to tell me it's not real and it seems that i still have a tear to shed if i touch a burning candle i can feel no pain in the ice or in the sun it's all the same yet i feel my heart is aching though it doesn't beat it's breaking and the pain here that i feel is trying to tell me it's not real i know that i'm dead yet it seems that i still have a tear to shed ne tatlıdır, ölü gelin yatağına uzanır... dokunsam yanan bir muma, acımaz canım hiç, farkeder ne buzda ne güneşin alnında, yine de acır kalbim, durmuş olsa da artık, acım dinmiş olsa da, bir ölüyüm, gerçek de bu değil midir zaten yine de kalmıştır bende akıtacak bir iki damla gözyaşı... soğuk teninden bir gözyaşı süzülür ve karanlığına döner, ruhu kelebeklerden...

"I am not hungry anymore"

Az önce, birkaç aniye önce, bugün başıma gelmesini dilediğim şey oldu. Tanırm bu ne iyilik! Bu sabah kendime, bugün tek başıma güzelleştirmeyeyim günümü dedim. Sıkılmışım tek başıma yürümekten keyif almaktan. Ya da, işte her neyse, dedim ki, bugün sosyal bir keyif alayım, etkileşimli olsun. Güzel bir şey gelsin başıma, tanımadığım birisi isteyerek konuşsun benimle, kafasında bir şeylerin yanına tik atmak için değil. Kendine keyifli anlar ve bir gülümseme katmak için. Burada bir uygulama varmış, ismini söyledi adam ama ben bilemiyorum şimdi, ah bu dutch lar :) yürürken durduruyorlar seni, sana şiir okuyayım mi diyor içten sıcak bir insan. Ya da bağıra bağıra okuyor bir kız sokağın ortasında. Bana uzun boylu kumral bir genç bir adam beresiyle kafasında şiir okudu. Gülümsedi bu kadar dedikten sonra. Sanırım en çok beğendiği dize idi 'I am not hungry anymore' şiir dünyadaki sefaletten ve güzellikten bahsediyordu aynı zamanda. O kadar güzel ve içten okudu ki, bu sabah neden sisli olduğunu anladım buranın.

Salı, Eylül 26, 2006

Bir gündüz rüyası, korktum ölesiye

Yaz bitti yine mevsim sonbahar Kim bekler kim çeker bu kadar Sofrandaki kırıntılar kadar Bile mi olamadım Allahın varsa Bu akşam adres defterinde S harfinin olduğu yerde Bulup ya çiz ya yak adımı Ya da sessizlik koy yerine Allahın varsa Vicdansız Rüyama , şarkıma , şiirime girdin Sanki kendi bahçelerin misali, arsız Be vefasız Sana martılar getirdim Kanatlarım var beyaz Ama acımıyor yüreğim Elde sazlar, sarı yazlar, oğlanlar, kızlar Yudumlanır salkım gölgelerinde Nağmeler, nazlar Şahit yıldızlar Doğur dedin bana Kurabiye gibi çocuklar Gittiğin o gece ardından İki kadın uyanıp ağlayacak Biri annen diğeri ben Benim biraz ahım kalacak Allahın varsa Vicdansız Rüyama , şarkıma , şiirime girdin Sanki kendi bahçelerin misali, arsız Be vefasız Sana martılar getirdim Kanatlarım var beyaz Ama acımıyor yüreğim Elde sazlar, sarı yazlar, oğlanlar, kızlar Yudumlanır salkım gölgelerinde Nağmeler, nazlar Şahit yıldızlar Oğlanlar , kızlar Yudumlanır salkım gölgelerinde Nağmeler, nazlar Şahit yıldızlar Oğlanlar , kızlar Yudumlanır salkım gölgelerinde Nağmeler, nazlar Şahit yıldızlar Söz : Sezen Aksu - Pakize Barışta Müzik : Goran Bregovic
ölüyordu, çok acımıştı canım, herkes gittikten sonra yanına yatmak isyemiştim uyanınca. Saten bir gecelikle, yıkanıp, kokulu yağlar sürünüp, soğuk ayaklarımı temiz toprakta, onun soğuk ayaklarına değdirmek... Ojeli tırnaklarımla, ellerimi ellerinin üzerine koyup uyumak istemiştim.

Çarşamba, Eylül 20, 2006

FSI Einhove

Güzel bir öğleden sonra,
iyiyiz...