Bu benim bircok dilli iletiler yayinladigim bir blog. Iletilerimi Oblomov'a adamak adina yayinliyorum, ama genelde benimle ilgililer. This is a multilingual blog composed of writings gather under the name of dedication to my love, Oblomov. But they are usually about me.
Perşembe, Ağustos 31, 2006
Mauritshuis mi ne?
Bugün uzun uzun uzun uzun müze gezdim, inci küpeli kızı gördüm, gerçekten çok güzel, hayatımın erkeğinin oturduğu şehre gittim, ama taşınacakmış. Daha uzun uzun anlatırdım ama çok yorgunum. Yarın çok uzun bir gün olacak.
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil, çünk ayrılanlar hala sevgili.
Çarşamba, Ağustos 30, 2006
Scheveningen
Scheveningen deki heyleller de bunlar, umarım onları bir daha görme şansım olur. Çok sevdim çünkü. Çok da romantik bir yer, dönüşte çok iyi giyinmiş yaşlı insanlar toplantısının çıkışının önünden geçtik yürürken, bir pudra kokusu sardı etrafı ki, o kadar güzel ... Hareketli heykellerden büyükanne kokusuna gittik :)
Salı, Ağustos 29, 2006
The HAgue, Den Haag, LAHEY, La haye
Dedim ya, gezeceğim diye.. Gezdim tabii ki. Çıktım evden, önce yürüdüm yürüdüm... Kaybolmadım ama, yolumu bulamadım, aynı yerlerden geçtim birkaç defa, sonra buldum. Harita satın aldım, tanımladım olduğum yeri ( deniz fenerinden sonraki üçüncü bankta olmaktan çok daha zor buralarda nerede olduğunu bilmek). Botero'cuğumun sergisine gittim ki, ne göreyim BİTMİ�... Hem de pazartesi, eh be! diyordum ki, açık havada heykelleri duruyor. Ben heykel yaptığını bilmiyordum (http://www.denhaagsculptuur.nl/2006/en#node-30) LAt5in amerikalı okuldan atılmış sanatçı, şişman insanları norm olarak çizdiği için tüm komplekslerşmden arınmamın içine neşe yaratıyor. Kolombiya'lı... Ama tam geziyordum ki, yağmurluğu ve şemsiyesi olmayan benii tanrı artık en sıvısıysa, açıklıyordur bir yerlerde :P yağmurla ıslatmaya başladı. Ben de buna daha fazla dayanamayarak, müzeye gittim. "Mauritshuis ". İnci Küpeli Kız orada, ama ben sonra bir daha gideceğim için, görmeyi tercih ettiğim Rubens leri gördüm ve Caravaggio dan etkilenmiş olduğunu öğrendim Rubens'in, ve öğrencilerine çizdiriyormuş bazı detayları... Camille Claudel'in anlattığı, one sanırım en çok üzen 'uygulamacılar' gibi. Ama tabii ki çok güzellerdi rubensler. Rembrandt sergisi de var. Yakın zamanda gideceğim işte.. �ehir gerçekten görülmeye değer, çok güzel. Akşam da, deniz kenarında yemeğe gittim. Orada da muhteşem heykeller var. Scheveningen yerin ismi, müze var bir de, Beelden aan Zee, bahçesinde muhteşem muhteşem muhteşem heykeller var, onları da gördüm, çok mutlu oldum. Değiştim, güzellestim :) hareketli harekelti, insanın içini açıyorlar, hava da o kadar kötüydü ki, rüzgar, yağmur, deniz bir yandan isyanlarda, sevin beni mi diyor, gidin mi diyor anlaşılmıyor. Çok güzeldi, (histerisinden keyif almış gibi oldu :P )
The Hague-LA Haye - Lahey
Pazartesi, Ağustos 28, 2006
YUSUFcuk
Bugun cok guzel bir yusufcuk gordum. Geldi, trende baska koltuga kondu bakti bana, yaninda baskasi var demedim, var sanip da, meger yokmus... Gittim yanina bir de ne goreyim, konusacak ne cok sey var onyargilari yikinca. Onca sinirlar belirlendi, sonra yikildi, sinirlar yikilirken onyargilar da arasina kondu.
Birlikte yol gittik, yol kaldik daha cok :) Tren yolda kaldi, anlatti bana, ben de sordum. Sonra bir daha, benim icin trenini degistirdi. baska trene bindi.
Bir istasyone geldik ki, evi imis... Mevzu eve gelince inmek zorunda kaldi... Gitti...Uzuldu, ben de uzuldum. Ben de kaldim. Benim evim yok.
Çarşamba, Ağustos 23, 2006
Kayip zaman
Fakat anlatacagim bir karabasan var; sevdiklerimle birlikte olmanin, en icten dilegim oldugunu soylemeye calisiyorum
ama ben yabancilari da seviyorum,
oyle ki siddetle ayriligi arzuluyorum
gramer hatalarimi,
ask hatalarimi gozleyen
en kotu dostlarima ve en iyi dusmanlarima
bu sozleri kekelerken isitiyorum
kendi sesimi
Adrienne Rich, "Yom Kippur 1984"
Kaydol:
Yorumlar (Atom)


