Cuma, Eylül 29, 2006

OGLEDEN SONRA iyiyim

Güzel bir öğleden sonra, iyiyim...

Çarşamba, Eylül 27, 2006

CORPSE BRIDE

Çok eskiye göndersem bu şarkıyı dedim ben de.. İnsanı bırakmıyor bazan, gündüzlerine kadar giriyor . Yaşıyorum onu da, keyif almaya çalışıyorum. Geri dönmüyorum, geri diye bir şey yok. Ama bazan hatırlatıyor, ölüp tekrar dirilmeyi. Kötülükten ölüp, efsunlu doğmayı.
if i touch a burning candle i can feel no pain if you cut me with a knife it's still the same and i know her heart is beating and i know that i'm dead yet the pain here that i feel is trying to tell me it's not real and it seems that i still have a tear to shed if i touch a burning candle i can feel no pain in the ice or in the sun it's all the same yet i feel my heart is aching though it doesn't beat it's breaking and the pain here that i feel is trying to tell me it's not real i know that i'm dead yet it seems that i still have a tear to shed ne tatlıdır, ölü gelin yatağına uzanır... dokunsam yanan bir muma, acımaz canım hiç, farkeder ne buzda ne güneşin alnında, yine de acır kalbim, durmuş olsa da artık, acım dinmiş olsa da, bir ölüyüm, gerçek de bu değil midir zaten yine de kalmıştır bende akıtacak bir iki damla gözyaşı... soğuk teninden bir gözyaşı süzülür ve karanlığına döner, ruhu kelebeklerden...

"I am not hungry anymore"

Az önce, birkaç aniye önce, bugün başıma gelmesini dilediğim şey oldu. Tanırm bu ne iyilik! Bu sabah kendime, bugün tek başıma güzelleştirmeyeyim günümü dedim. Sıkılmışım tek başıma yürümekten keyif almaktan. Ya da, işte her neyse, dedim ki, bugün sosyal bir keyif alayım, etkileşimli olsun. Güzel bir şey gelsin başıma, tanımadığım birisi isteyerek konuşsun benimle, kafasında bir şeylerin yanına tik atmak için değil. Kendine keyifli anlar ve bir gülümseme katmak için. Burada bir uygulama varmış, ismini söyledi adam ama ben bilemiyorum şimdi, ah bu dutch lar :) yürürken durduruyorlar seni, sana şiir okuyayım mi diyor içten sıcak bir insan. Ya da bağıra bağıra okuyor bir kız sokağın ortasında. Bana uzun boylu kumral bir genç bir adam beresiyle kafasında şiir okudu. Gülümsedi bu kadar dedikten sonra. Sanırım en çok beğendiği dize idi 'I am not hungry anymore' şiir dünyadaki sefaletten ve güzellikten bahsediyordu aynı zamanda. O kadar güzel ve içten okudu ki, bu sabah neden sisli olduğunu anladım buranın.

Salı, Eylül 26, 2006

Bir gündüz rüyası, korktum ölesiye

Yaz bitti yine mevsim sonbahar Kim bekler kim çeker bu kadar Sofrandaki kırıntılar kadar Bile mi olamadım Allahın varsa Bu akşam adres defterinde S harfinin olduğu yerde Bulup ya çiz ya yak adımı Ya da sessizlik koy yerine Allahın varsa Vicdansız Rüyama , şarkıma , şiirime girdin Sanki kendi bahçelerin misali, arsız Be vefasız Sana martılar getirdim Kanatlarım var beyaz Ama acımıyor yüreğim Elde sazlar, sarı yazlar, oğlanlar, kızlar Yudumlanır salkım gölgelerinde Nağmeler, nazlar Şahit yıldızlar Doğur dedin bana Kurabiye gibi çocuklar Gittiğin o gece ardından İki kadın uyanıp ağlayacak Biri annen diğeri ben Benim biraz ahım kalacak Allahın varsa Vicdansız Rüyama , şarkıma , şiirime girdin Sanki kendi bahçelerin misali, arsız Be vefasız Sana martılar getirdim Kanatlarım var beyaz Ama acımıyor yüreğim Elde sazlar, sarı yazlar, oğlanlar, kızlar Yudumlanır salkım gölgelerinde Nağmeler, nazlar Şahit yıldızlar Oğlanlar , kızlar Yudumlanır salkım gölgelerinde Nağmeler, nazlar Şahit yıldızlar Oğlanlar , kızlar Yudumlanır salkım gölgelerinde Nağmeler, nazlar Şahit yıldızlar Söz : Sezen Aksu - Pakize Barışta Müzik : Goran Bregovic
ölüyordu, çok acımıştı canım, herkes gittikten sonra yanına yatmak isyemiştim uyanınca. Saten bir gecelikle, yıkanıp, kokulu yağlar sürünüp, soğuk ayaklarımı temiz toprakta, onun soğuk ayaklarına değdirmek... Ojeli tırnaklarımla, ellerimi ellerinin üzerine koyup uyumak istemiştim.

Çarşamba, Eylül 20, 2006

FSI Einhove

Güzel bir öğleden sonra,
iyiyiz...

Özlem

Shakespeare in bir sonesini yollasın birisi bana Özennle, umutla... Özledim nedense.

CANER

Uzaklardayiz ikimiz de, upuzaklarda... Variz, bizi tanimayan evlere kokumuz sinmese de, dost dediginin icinde var o da, iki kere variz bu sehirde o zaman esin den caner e

Pazartesi, Eylül 18, 2006

Bisiklet ve Ben ve olmayan 3. kişi

Istanbul un parkındaaaa
Yıldızların altındaaaaa Ben bir oğlan sevmiştim AH 13-14 yaşındaaa Bisiklete bineeerdiiik Bizim orda inerdiik Annem babam soruncaaa AH Teker patladı derdiiik . . . Büyük kapı açılııır Bütün kızlar saçılıır Bunu gören erkekler Keçileri kaçırır Gecenin yarısında, bisikleimin tekeri patladı. Ve bu şarkıyı söyleyerek eve döndüm. Ama nedense ne istanbul un parkı ne babam... Şikayet ettiğim kadar kötü değil, anlatacağım yusufcuk u unutamamkla birlikte, kanatlarında güzel esintiler taşıyanlar gördüm. Isındım, serinledim.

Pazartesi, Eylül 11, 2006

yusufCUK a devam

YUSUFcuk
yaşam güçtür
hele benim gibi biri için yusufcuk
acılarda bir ölüp bir dirilen
sevinçlerde hep yalnız
biri için yaşam güçtür yusufcuk
suçlu duydum kendimi
benden uzak birşeyleri özlerken
bir düşün neydi bana ayrılan
yalnızca dar çizilmiş yollarda
sağına soluna bakmadan yürümek
ben ki taşardım hep
çılgın seller gibi kendi dışıma
güç dönemeçleri döndüm soluk soluğa
aşksa aşk sevgiyse sevgi
ömür boyu kınandım
hep korku hep tedirginlik
önümde hep kurallar
yazık başkaları gibi olamadım
çok hırpalandım dağıldım yusufcuk

herkese ederim shikayet

- Eindhoven`da 11. gun 11 Eylul 2006 -
Selam, gunler gunleri kovalamis, ben simdi Eindhoven da imisim. Ilk gunler cok yurudum, kafam bulandi yurumekten, simdi de bisiklet yuzunden kicim agriyor, ne simarigim ben ayol! oooh, sikayet ettim de rahatladim.